Zal Mahmut Paşa Külliyesi, Kitabiyat Merkezi OluyorTümü

Ne zaman her iki yanı çınar ağaçları ile bezenmiş Feshane Caddesi’nden Eyüp Sultan’a doğru yürüsem aklıma Şehzade Mustafa’nın dramı gelir. Bunun sebebi de bu caddenin kenarında bütün heybetiyle yükselen Zal Mahmut Paşa Külliyesi’dir.

Zal Mahmut Paşa Külliyesi, Kitabiyat Merkezi Oluyor

Ne zaman her iki yanı çınar ağaçları ile bezenmiş Feshane Caddesi’nden Eyüp Sultan’a doğru yürüsem aklıma Şehzade Mustafa’nın dramı gelir. Bunun sebebi de bu caddenin kenarında bütün heybetiyle yükselen Zal Mahmut Paşa Külliyesi’dir.

Sultan Süleyman’ın sekiz oğlunun yaşça ikincisi olan Şehzade Mustafa, babasının Saruhan (Manisa) sancak beyliği esnasında Manisa’da doğmuştur (921/1515). Annesi, Gülbahar Sultan olarak da anılan Sultan Süleyman’ın ilk gözdesi Mahidevran Hatun’dur.

Dürüst kişiliği, adil yönetimiyle halkın beğenisini kazanan Şehzâde Mustafa’nın ölümü, Türk tarihinde büyük yankı ve üzüntü yaratmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları arasında yaşça en büyük olan şehzadenin babasından sonra Osmanlı tahtının en büyük adayı oluşu ve nizâm-ı ‘âlem için babasının isteği ile öldürülmesi de bu yankı ve üzüntüyü artıran nedenlerdendi.

Peki Zal Mahmut Paşa Külliyesi ile Şehzade Mustafa’nın ölümünün ne alakası var diyebilirsiniz. Külliyenin banisi Zal Mahmut Paşa bu elim olaydaki en önemli kahramanlardan biridir.

Sultan Süleyman, Ramazan 960/28 Ağustos 1553’de Nahcivan seferi için İstanbul’dan hareket etmiştir. Karaman Sancakbeyi Bayezid’i Rumeli muhafazası için Edirne’ye gönderen, diğer şehzadeleri Selim ve Cihangir’i de yanında götüren Sultan Süleyman, 26 Şevval 960/5 Ekim 1553’de Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe/Akhöyük’de ordugahını kurmuştur.

Şehzade Mustafa’yı da İran şahı Tahmasb’ın Erzurum yönünde girişeceği bir saldırıyı önlemek için göndermek istediğinden ordugaha çağırmıştır. Amasya’dan iyi donatılmış 5.000 kişilik bir kuvvetle hareket eden Şehzade Mustafa, babası ile aynı gün Aktepe mevkiine gelmiş ve otağını babasının otağının yakınına kurdurmuştur. Daha sonraki gün de geleneksel vezir ve devlet erkanı ziyaretlerini kabul etmiştir.

Bütün uyarılara rağmen babası ile görüşmek için otağa gitmeye karar veren Şehzade Mustafa, askerlerin alkışları arasında otağın önüne gelmiş ve kılıcı ile hançerini kendisini karşılayan çavuşa teslim ederek içeri girmiştir. İçeride yedi dilsiz celladın saldırısına uğrayan şehzade, bir süre onlarla mücadele etmiş, ancak sonunda şehzadeyi öldürmede gösterdiği beceriden dolayı sonradan Zal lakabı verilen Mahmud Ağa’nın kemendi ile can vermiştir.

İstanbul’da XVI. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen külliye, Sultan III. Murad devri (1574-1595) vezirlerinden Zal Mahmud Paşa ile II. Selim’in kızı olan hanımı Şah Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Külliye bugün cami, iki medrese, türbe ve çeşmeden oluşmaktadır. Türbede Zal Mahmud Paşa ile beraber aynı gün içinde vefat ettiği rivayet edilen eşi Şah Sultan’ın ahşap sandukaları yer almaktadır. Üçüncü sandukanın kime ait olduğu bilinmemektedir. Külliyenin son yapısını teşkil ettiği anlaşılan ve kesme taştan inşa edilen çeşme geniş hazneli, klasik düzende sivri kemerli nişlidir. Ayna kısmı ile iki yanına tas yuvaları yerleştirilmiş basit musluk aynasından meydana gelir.

Zal Mahmud Paşa Camii ve Külliyesi günümüzde Eyüp Kitabiyat Merkezi olarak işlevlendirilmiştir. Restorasyonun ardından külliyenin medrese birimleri Eyüp Kitabiyat Merkezi olarak planlanmıştır. Proje kapsamında üst kattaki medrese odalarında, kitap sanatlarımızın ana unsurları olan hat, tezhib, minyatür, kağıt, ebru, cilt sanatları, her odada ayrı bir sanat olmak üzere, alanında günümüzde yaşayan ustaları tarafından öğretilecektir. Üst medrese odaları sadece bir öğretim merkezi olmakla kalmayıp, üretim yapılan ve bunları pazarlayan bir fonksiyon da icra edecektir. Burası, sipariş üzerine yeni yazma kitap üretilen veya eski eserleri usta hattatlara istinsah ettiren bir merkeze de dönüştürülecektir.

Üst medresenin en geniş odasında ise kitap kültürü konulu konferanslar, sohbetler ve toplantılar düzenlenecek, atölye çalışmaları yapılacaktır.

Alt kattaki medrese odalarında ise Sahaflık geleneğimizin usul ve erkanının yeniden canlandıracak şekilde bir düzenleme yapılacaktır. Odalardan yedisi; biri Sahaflar Kethüdası’nın kullanacağı şekilde ülkemizin yaşayan duayen sahaflarına tahsis edilecektir. Caminin altında kalan 5 oda ise tematik sahaflık yapılacak şekilde düzenlenecektir.

Her cuma günü Zal Mahmut Türbesi önünde düzenlenecek tören ve dua ile Sahaflık geleneği yaşatılacaktır. Eyüp Kitabiyat Merkezi’nde Ramazan ayında Sahaf Festivali düzenleniyor, kitap müzayedeleri, sergiler ve ünlüyazarlarla Kitap KültürüSohbetleri gerçekleştiriliyor.