Diyabet bilinenden daha tehlikelidirTümü

Diyabet hastalığı, ömür boyu devam eden bir hastalıktır. Bu önemli hastalığı karşı toplumda farkındalığın artırılması da büyük önem taşımaktadır.

Diyabet bilinenden daha tehlikelidir

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen Diyabet hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonunun salgılanmaması, az salgılanması veya salgılanan bu hormonun vücutta ekinliğinin azalması ile ortaya çıkan ve ömür boyu devam eden bir hastalıktır.

Hastalığa yakalanma oranı her geçen artmakta ve giderek bir halk sağlığı problemine dönüşmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre önümüzdeki diyabet hastalarının sayısı önümüzdeki 10 yılda katlanarak artacaktır. Bu önemli hastalığı karşı toplumda farkındalığın artırılması da büyük önem taşımaktadır.

SİNSİ SEYREDEN BİR HASTALIKTIR

Diyabet genellikle sinsi seyreden bir hastalıktır. En önemli belirtisi çok su içme ve çok idrara gitmedir.

Özellikle geceleri uykudan uyandıran idrar ihtiyacı olması ile kendisini belli edebilir. Bunun dışında halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı gibi şikayetlere de neden olabilir. Tanısının konulması için basit kan tetkiklerinin yapılması yeterlidir.

DİYABETİN İKİ TİPİ VAR

Kan şekeri yüksekliği ile seyreden diyabetin temel olarak iki tipi mevcuttur Tip1 ve Tip 2 diyabet olmak üzere. Tip 1 daha nadir gördüğümüz, çoğunlukla erken yaşlarda ortaya çıkan daha çok kalıtsal olan tipidir.

Tip2 diyabet ise toplumda en çok karşımıza çıkan ve daha çok obezite, yanlış beslenme alışkanlığı, hareketsiz yaşam ve yine kalıtsal faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan türüdür.

GÜNLÜK HAYATI ETKİLEMİYOR GİBİ GÖRÜNSE DE...

Diyabet aslında sessiz seyredip, başlangıçta çok su içme ve çok idrara gitme dışında yaşam kalitesini ve günlük hayatı çok etkilemiyor gibi gelse de uzun vadede ciddi problemlere sebebiyet verebilen bir rahatsızlıktır.

Komplikasyonlarının startını genellikle göz tutulumu (retinopati) ve ellerde ayaklarda yanma karıncalanma hissizlik ile karakterize sinir tutulumu (noropati) ile verir.

Devamında ise diyabetik hastaların korkulu rüyası olan, ülkemizde ve dünyada son dönem böbrek yetersizliğinin yani diyaliz veya böbrek nakli gerekliliğine sebep veren böbrek tutulumu (diyabetik nefropati) ortaya çıkar.

UZUV KAYIPLARI OLABİLİR!

Aynı zamanda diyabet vücutta yaygın damar tıkanıklıklarına sebep olarak kalp hastalıkları, felçler ve ayak damarlarında tıkanıklıklara sebep olabilir. Bu durumda hastada ise uzuv kayıpları olabilir.

Her ne kadar bu kısımda karamsar bir tablo çizmiş olsak da aslında bunların başımıza gelmesini engellemek tamamen bizim elimizde.

Ailemizde diyabeti olan bir birey varsa veya yukarıda bahsettiğim şikayetlerin herhangi birini kendimizde hissettiğimizde basit bir kan tetkiki yaptırarak tanısını koydurabiliriz. Tabii iş tanı koymakla bitmiyor.

KONTROLLERİNİZİ YAPTIRMAYI İHMAL ETMEYİN

Diyabetik bireylerin en önemli sorunu hastalığını kabullenmemek ve hastalığının gerektirdiği yaşam tarzı değişikliklerini uygulamamak, düzenli olarak rutin kontrollerini yaptırmamak.

Bilinen şeker hastalığı olan bir bireyin rutin olarak 3 ayda bir rutin kan ve idrar kontrollerini yaptırması, 6 ayda bir göz muayenesi olması, yılda bir kez kalp hastalıkları açısından değerlendirilmesi önerilir.

Bu işlemlerin yapılmasında temel amaç kan şekeri seviyesinin kontrol altında olup olmadığının tespit edilmesi ile birlikte gelişebilecek olan komplikasyonları erken tanımak ve önlemlerini almaktır.

Bu nedenle diyabetik hastaların tanı anından itibaren iç hastalıkları veya endokrinoloji uzmanları ile yakın temasta olmaları, hastalıkları ile ilgili iyi bilgilendirilmeleri ve hekimlerinin önerilerine uymaları gerekmektedir.

KARAMSARLIĞA KAPILMAYIN

İlaçlarının düzenli kullanımı, periyodik muayenelerin yapılması, ayak bakımlarının uygun ve steril koşullarda yapılması gerekmektedir.

Sonuç olarak diyabet hastası olmak korkulacak bir şey belki olabilir fakat esasen diyabetten değil takipsizlikten korkmak gerek.

Tehlikelerini kavrayıp hastalığın gerekliliklerini yerine getirerek diyabetin olası komplikasyonlarından korunmak ve mutlu bir hayat yaşamak diyabetikler için de mümkündür.

Eğer diyabetiniz olduğunu biliyorsanız veya kendinizde olduğundan şüpheleniyorsanız vakit kaybetmeden bir iç hastalıkları polikliniğine başvurup hayatınızı ve diyabetinizi düzene sokmanızı önerir karamsarlığa kapılmadan düzenli tedavi ve takip ile bu hastalıktan korkulmaması gerektiğini bilmenizi isterim.