“Marangozluk Sosyete Mesleği Olmuş”Tümü

Eyüp Postası olarak, yıllardır Eyüp’te yaşayan, burada esnaflık yapan birçok renkli karakteri her ay sayfalarımıza konuk ediyoruz. Bu isimlerden birisi de 50 yılı aşkın süredir ahşap oymacılığı yapan yılların ustası Kadir İçin... Onun hikayesi 50 yıl öncesine dayanıyor.

“Marangozluk Sosyete Mesleği Olmuş”

Eyüp Postası olarak, yıllardır Eyüp’te yaşayan, burada esnaflık yapan birçok renkli karakteri her ay sayfalarımıza konuk ediyoruz. Bu isimlerden birisi de 50 yılı aşkın süredir ahşap oymacılığı yapan yılların ustası Kadir İçin... Onun hikayesi 50 yıl öncesine dayanıyor.

Daha çocuk yaşlardayken marangoz atölyesiyle, ağaç tozuyla tanışan Kadir amca, 10 yaşındayken bir komşusunun teşvikiyle marangozluğa başlıyor. Marangozluğun o yıllarda çok kıymetli ve saygın bir meslek olduğunu söyleyen Kadir Usta “Bizim zamanımızda Kayseri'de çocukları ya bir el zanaatına yönlendirirler ya da ticarete atılacaksa bir bakkalın yanına çırak olarak verirlerdi. Beni de bir marangoz ustasının yanına soktular. Çırak olarak başladığım mesleğe askerden geldikten sonra da devam ettim ve kendi atölyemi açtım. O zamanlar tabii şartlar daha zordu ne alet vardı, ne edavat. Alet iş görür el övünür derler ya, biz her şeyi el yordamıyla yapardık, alın teri akıtırdık, şimdi teknoloji gelişti. Ama yine de elin verdiği güzelliği hiçbir şey veremez” diyor.

“Dünyaya Bir Daha Gelsem, Yine Bu İşi Yapardım”

Teknoloji ile birlikte tükenmekte olan mesleğini yaşatmak için direnen Kadir amca, zamanında altın bilezik olarak rağbet gören mesleğini anlatırken duygulanıyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Meslek can çekişiyor, artık çırak gelmiyor. Herkes kolay işleri tercih ediyor, kimse bu işe ehemmiyet vermiyor. Çocuğunu çırak olarak getiren zaten yok, bir de getirse bile ne kadar haftalık vereceksin diye soruyor. Zaten artık öyle çok fazla da usta kalmadı. Bence devletin bu işe el atması, kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleklere sahip çıkması gerek. Benim iki oğlum var onları yetiştirdim, benden sonra bu mesleği onlar devam ettirecekler.” Tüm maddi zorluklara rağmen mesleğini hep sevdiğini ve “Dünyaya bir daha gelsem, yine bu işi yapardım” diyerek özetleyen, işini aşkla yapan, her motife sevgisini ve gönlünü katan Kadir Usta “Bu işten hiçbir zaman çok büyük paralar kazanmadım, kısmetten ziyadesi olmaz ama zaten marangozluk sevilmeden yapılacak bir iş değildir. Biz peygamber mesleği olan bu işe gönlümüzü de verdik. Bazen bize yıkılmış samanlıklar arasında pislikten gözükmeyen ağaçlar geliyor. Bu ağacı temizlediğinizde meydana altın değerinde bir ceviz ağacı çıkıyor. Sonra siz o ağacı alıp işliyorsunuz ve ortaya çok güzel bir eser çıkartıyorsunuz. İşte o an tarif edilemez bir huzur ve mutluluk yaşıyorsunuz” diyor.

“Marangozluk Sosyete Mesleği Olmuş”

Marangozluğun artık maddi durumu iyi olan kişiler tarafından yapılan bir hobi haline geldiğini sözlerine ekleyen Kadir Amca, yıllar önce yaşadığı bir anısını da bizlerle paylaşıyor “Bizim meslek artık sosyetenin mesleği olmuş benim haberim yok. Yıllar önce genel müdür seviyesinde, zengin bir müşterimin evine iş için gittim. Ben işimi yapıyorum o bana tarif ediyor, işime karışıyor. Tabii ben sinirlendim. İş bitince sinirlendiğimi anladı ‘Gel bir kahve içelim sana evimi gezdireyim Kadir Usta’ dedi. Beni teras katına çıkardı. Teras katında kendine bir atölye kurmuş hayret ettim. Bende ondaki alet edavat yoktur, o derece güzel bir marangoz tezgahı kurmuş kendine. Valla sonra kendisinden özür dilemek zorunda kaldım”