''Yalınayak modası çıkmadığı sürece ayakkabıcılık ölmez''Tümü

Eyüp Postası olarak, yıllardır Eyüp’te yaşayan, burada esnaflık yapan ustaları sayfalarımıza konuk ediyoruz. Bu isimlerden birisi de 50 yılı aşkın süredir Ramiyeni Mahallesi'nde ayakkabıcılık yapan yılların ustası Fahri Uygun...

''Yalınayak modası çıkmadığı sürece ayakkabıcılık ölmez''

Babasının yanında 13 yaşında başladığı mesleğini aşkla devam ettiren Fahri Usta'yı, Rami Yeni Mahallesi'nde tanımayan yok. Hıdır Bey Caddesi üzerindeki küçük dükkanına tabela bile asmaya gerek duymayan Fahri Usta'nın geleni gideni hiç eksik olmuyor. Dükkana gelen eş dost ziyaretleri ve müşteriler nedeniyle sıklıkla ara vermek zorunda kaldığımız söyleşimiz sırasında “Burası tekke gibidir, eş dost sağolsun uğramadan geçmezler” diyen yılların ustası “O yüzden dükkanı her sabah 10'da açar akşam da 10'da kapatırım, sohbet muhabbet nedeniyle işler uzuyor. Bu işi devam ettirme nedenlerimden birisi de adresimiz belli olsun diyedir. Kahve kültürüm yok, eşi dostu görelim, sohbet edelim, zaman geçirelim. Zaten dükkan kendimin olmasaydı kira verseydim çoktan kapatmak zorunda kalırdım” diyor.

Yıllara ve gelişen teknolojiye meydan okurcasına mesleğini,” huzur bulduğum tek yer” dediği o küçük dükkanında devam ettirmeye çalışan Fahri Usta da her zanaatkar gibi eski günleri arıyor. “Önceden sabahlara kadar özellikle bayramlarda arife gününe kadar durmaksızın çalışırdık. İnsan o eski güzel günleri özlüyor” derken yıllar öncesine dalıp giden Fahri Uygun “Malesef fabrikasyon çoğaldı, Çin piyasayı öldürdü. Ufak esnaf bitme noktasına geldi. Zaten bu işe hayatını vermiş bir çok ayakkabı ustası da aramızdan ayrıldı. Çırak deseniz o da yok. Kim çocuğunu ayakkabı tamircisi yapmak ister ki. Biz de bu işi gücümüz yettiği kadar devam ettirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuşuyor.

“Elimdeki Ağaç Çiviler Bitsin Mesleği Bırakacağım”

Şimdiki ayakkabıların kalitesiz ve sağlıksız olduğunu, kaliteli ayakkabıların ise çok pahalı olduğunu vurgulayan Uygun sözlerine şöyle devam ediyor “Önceden ayakkabıları elle, kösele yumurta topuk, sivri burun yapardık ve ağaç çivisi kullanırdık. Ağaç çiviler daha sağlamdır, ıslandığı zaman şişer ve ayakkabı daha sağlam olur. Demir çiviler ise zamanla paslanır. Ben hala ağaç çivi kullanırım. Kendi kendime söz verdim bu ağaç çiviler bittiğinde mesleği bırakacağım artık. Ayakkabıcılık mesleği her ne kadar zamana yenilse de yalınayak modası çıkmadığı sürece varlığını devam ettirecektir”